Tüpleri bağlandıktan sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyen kadınlardaki tedavi seçenekleri nelerdir?

Tüpleri bağlandıktan sonra yeniden çocuk sahibi olmak isteyen kadınlardaki tedavi seçenekleri nelerdir?

Tekrar çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar, eşleri ile birlikte, tüplerini bağlatmaya karar verebilirler.  Tüplerin bağlanma ameliyatı açık veya kapalı olarak yapılabilir.  Tüplerin bağlanması korunma açısından en kesin yöntem olmakla birlikte farklı tekniklerle yapılan bu işlemin sonrasında da uygulanan tekniğe bağlı olarak çok nadiren de olsa gebelik oluşabileceği ihtimali akılda tutulmalıdır.

Tekrar çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar, eşleri ile birlikte, tüplerini bağlatmaya karar verebilirler.  Tüplerin bağlanma ameliyatı açık veya kapalı olarak yapılabilir. 

Tüplerin bağlanması korunma açısından en kesin yöntem olmakla birlikte farklı tekniklerle yapılan bu işlemin sonrasında da uygulanan tekniğe bağlı olarak çok nadiren de olsa gebelik oluşabileceği ihtimali akılda tutulmalıdır.

BAĞLANAN TÜPLERİN YENİDEN AÇILMASI

BAĞLANAN TÜPLERİN YENİDEN AÇILMASI
  • 30 yaşını geçmiş, 2 veya 3 çocuğu olup artık çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar
  • İleri yaşlarda olup başka korunma yöntemlerini uygulayamayan veya sağlık problemleri sebebiyle başka yöntemleri kullanamayan kadınlar
  • Başka yöntemlerle korunmasına rağmen gebe kalan kadınlar
  • Mevcut kronik bir hastalığı olup gebe kalması önerilmeyen (kalp, şeker, tansiyon hastalığı gibi)
  • Gebeliğinde çok ağır sağlık problemleri yaşaması nedeni ile bir daha gebelik asla önerilmeyen (Plasenta previa, Ablasyo plasenta, Preeklampsi gibi) kadınlar
  • Ailede genetik bir hastalığı olup bunu ileri kuşaklara taşımak istmeyen kadınlar

Laparoscopic Tubal Recanalization | Tüplerin Kapalı Ameliyatla Açılması

Tüplerin bağlanması başlı başına sadece bunun için yapılan bir ameliyat olabilir fakat genellikle sezeryan, yumurtalık kisti çıkartılması gibi başka bir sebeple yapılan ameliyat öncesinde planlanan bir prosedürdür.

Yukarıda da belirttiğim gibi tüplerin bağlanması ameliyatı açık veya kapalı olarak yapılabilir. İster açık ister kapalı yapılsın farklı tekniklerle yumurtalıklarla uterus (rahim) arasındaki bağ kesilir. Bu esnada tüpün tamamı da alınabilir, tüpün atılan yumurtayı tutan uç kısmı da alınabilir, tüpün içerisinden farklı uzunluktaki parçalar çıkartılabilir veya hiç parça çıkartılmadan sadece birbirine yakın iki noktadan bağlanarak tüp kesilir.

Bazen çiftler yeniden çocuk sahibi olmak isterler ve tüplerin bağlanmasından pişmanlık duyarlar.  Bu çiftlerin genel özellikleri;

  • Çocuklarından birisinin veya birden fazlasının ölümü neticesinde yeniden çocuk istemi olan çiftler
  • Mevcut çocuk veya çocuklarında önemli bir bir hastalığın (lösemi, v.b.) çıkması sonucunda doğacak kardeşten alınacak kök hücrelerin önem kazandığı kişilerdir (çok nadir bir durumdur.
  • Çiftin ayrılıp kadının yeniden evlenmesi ve yeni evlendiği eşinden çocuk isteminde bulunması
  • Kararlarından pişman olarak yeniden çocuk isteyen çiftler veya
  • Hiçbir neden olmadığı halde psikolojik olarak verdikleri karardan pişman olan çiftler

Yeniden çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bu aşamada önünde iki seçenek vardır. Ya tüplerin yeniden açılması gerekir ya da tüp bebek yaptırmaları gerekir. Her ikisinin de kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Çiftin doğurganlık durumunun iyi değerlendirilmesi ve çifte en uygun olan yöntemin önerilmesi gerekir.

Bağlanmış tüplerin yeniden açılması ameliyatı da iki şekilde yapılabilir;

  • Kapalı ameliyat yani laparoskopi ile
  • Açık ameliyat mikrocerrahi ile

Bilinmesi gereken en önemli şey bu ameliyatlarda başarı şansı %100 değildir. Daha önce yapılmış tüp bağlama tekniğine bağlı olarak tüplerin açılamaması da bir olasılıktır ve bu durum ancak ameliyat esnasında belli olur. Öncesinde kesin açılır veya açılamaz demek mümkün değildir. İkincisi ameliyat sonrasında vücudun onarım süreci içerisinde tüpler yeniden tıkanabilir veya tıkanmasa bile fonksiyonları normal sağlıklı bir tüpe göre bozuk olabilir ve dış gebelik bu hastalarda normal hastalara göre daha yüksek oranda görülür.

Kapalı ameliyata (laparoskopik ameliyat) tercih ettiğimiz ameliyat şeklidir. Çünkü hastanın iyileşim süreci çok daha kısa olur. Laporoskopi ile yapılan ameliyatlarda karnın içi karbondioksit gazı ile şişirildikten sonra göbekten 1 cm’lik ve kasık bölgelerinden 0.5cm’lik yapılan kesilerle karın içine uygun aletlerle girilerek işlem el değmeden yapılmaktadır.

Açık ameliyatlarda ise sezaryen kesi bölgesinden yapılan 4-5 cm’lik kesiyle batına girilerek işlem yapılmaktadır. Burada yapılan ameliyat bir tür “mikrocerrahi (microsurgery)” yöntemidir.

Her iki ameliyat şekli de cerrahi tecrübe gerektiren özel ameliyatlardır.


Yorum ekle