Milli boks antrenörü oyuncu Serkan Tatar Röportajı

Milli boks antrenörü oyuncu Serkan Tatar Röportajı

SERKAN TATAR SORDU, PROF. DR.MURAT ARSLAN CEVAPLADI

Bu hafta konuğumuz İstanbul Acıbadem International Hastanesi Tüp Bebek Direktörü Prof. Dr. Murat Arslan 

Nasılsınız? Tüp bebek direktörlüğü nedir okurlarımızı bilgilendirir misiniz?

Bir tüp bebek ünitesi birbiriyle tam bir uyum içerisinde çalışan farklı bölümler ve branşlardan oluşur. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Üroloji ve Anesteziyoloji gibi farklı branşlardan hekimler, özel eğitimli tüp bebek hemşireleri, embriyoloji ve androloji laboratuvarında sorumlu embriyologlar, tüp bebek mevzuatına ve işleyişine hakim sekreterya, mali ve idari diğer bölümler ve diğer yardımcı personellerden oluşur. Kompleks bir organizma gibidir. Tüp bebek direktörü, bir tüp bebek merkezini A’dan Z’ye her konuda yöneten, saydığımız bu birimler arasında koordinasyon ve uyumu sağlayan kişiye verilen isimdir. Dolayısıyla, yetkileri kadar sorumlulukları da bir o kadar fazladır.

Pek çok kişi çocuk sahibi olmak istiyor izlenenen tedavi yöntemleri neler?

Çocuk sahibi olamayan çiftlerde tedavi algoritması o çifte özel olmalıdır. Soruna yönelik tedavi uyguladığımız hastalarda son olarak üremeye yardımcı tedaviler dediğimiz aşılama veya tüp bebek yöntemleri de elimizdeki diğer seçeneklerdir. Bazı çiftlerde sadece bekleriz. Bazı çiftlerde, örneğin  kadında tüplerin tıkalı veya erkekte çok az spermin olduğu durumlarda, doğrudan tüp bebek uygulamasına geçmek gerekebilir. Her çiftin sorunları farklıdır. Dolayısıyla da tedavileri de farklı algoritmalar içerir.

Son dönemde duyduğum kadarı ile kıbrısta farklı uygulamalar söz konusu çocuk sahibi olmak ile ilgili bu yöntemler ve sakıncalarından bahseder misiniz bizlere?

Çocuğu olmayan çiftlerde sorun bazen kadında yumurta kalmaması veya kaliteli yumurta kalmaması, erkekte de sperm bulunmamasıdır. Bu gibi durumlarda bu hücreler bankalardan alınarak tüp bebek yapılabilir.

Örneğin kadının yumurtası yoksa bankadan yumurta alınıp erkeğin spermi ile birleştirilerek embriyo oluşturulup bebek isteyen ama yumurtası olmayan kaydını rahmine yerleştirilebilir. Veya tam tersi de olabilir. Bu örnekte kadın hamile kalıp, gebeliği yaşayıp anne olabilmekle birlikte, biyolojik olarak dünyaya gelen çocuk ile anne arasında genetik bir bağ bulunmaz. Bu ve benzeri uygulamalar ileride kuşaklar arasındaki soy bağının karışmasına ve bunun yanında büyük hukuki anlaşmazlıklara yol açabilir.
Dünyada farklı ülkelerde farklı kanunlarla yasaklanmıştır veya izin verilmiştir. Kıbrıs da izin verilen yerlerden biridir. Fakat ülkemizde kanunen yasaktır.

Size göre başarının tanımlaması nedir? Alanınızı seçerken amacınız neydi?

Bence başarı kişinin, en azından kendi ruhunu mutlu etmeye yetecek düzeyde, hedeflerine ulaşabilmesidir. Mutluluk sabit ve mutlak bir nokta olmadığı için başarı kriterleri de bireyin içinde her zaman şekil değiştirir. O yüzden insan oğlu doyumsuzdur aslında. Bir şeyi başarmanız, aslında sizin için yeni bir hedef başlangıcıdır. Kısırlık tedavisi ve tüp bebek alanını seçerken daha öğrencilik ve asistanlık yıllarımda bu hastaların yaşadığı mutluluğu görmemin çok büyük etkisi oldu. Gerçekten meslek hayatımda benim için tek amaç hastalarımın çocuk sahibi olarak mutlu olduklarını görmek. Onun dışındaki bütün kazançlar benim için ikincil kazançlar olarak kalıyor. Hayalim ise nasıl ki tüp bebek çocuk sahibi olamayan çiftler için devrim niteliğinde bir buluştu, işte onun gibi başarı anlamında büyük ilerlemeye yol açacak yeni veya yardımcı bir yöntem bulmak.

Bir gününüz nasıl geçiyor?

Bir kere zamanı çok iyi kullanmak zorunda olduğumu söylemeliyim. O yüzden günde ortalama 5-6 saat uyurum. Çok erken kalkıyorum. Hazırlanıp kliniğe gelir gelmez genellikle önce yeni gelen maillerime göz atarım ve hemen cevaplayabileceklerim varsa biriktirmeden cevaplarım. Çünkü maillerimin çoğu yurtiçi ve yurtdışından danışılan hastalardan oluşur. Günlük planımı yeniden gözden geçiririm. Yeniden diyorum çünkü bir gece önce yatmadan önce de bunu yapmışımdır. Eğer sabah toplantısına kadar zamanım varsa gene rutin takip etmekte olduğum bazı bilimsel sitelerden yeni makaleler okurum. Bu beni alanımla ilgili güncel tutuyor. Akabinde çok hızlı ve kısa bir klinik toplantımız olur. Ekip olarak gün içerisinde neler yapacağımızı konuşuruz. Unutulan, atlanan bir konu olmaması açısından önemlidir. Maçtan önce sahaya çıkmadan yapılan soyunma odası toplantısı gibi düşünebilirsiniz! Akabinde tüp bebek tedavisi için yaptığımız yumurta toplama işlemleri olur genellikle. Yumurta toplama işlemleri sonrası bazı günler ameliyatlarım olur. Onlar biter bitmez, yeni başvuran hastalarla görüşmeler ve muayeneleri, takibi devam eden hastaların da muayene ve değerlendirmeleri olur. Bu muayene aralarında embriyoloji laboratuvarımızla koordineli bir şekilde zamanlamalarını yaptığımız embriyo transferlerimizi gerçekleştiririm. Tüm bunlar akşam üzeri ancak biter. Akabinde çıkmış gebelik test sonuçlarını, hormon tahlil sonuçlarını ve genetik test sonuçlarını değerlendiririm. Mümkün olduğunca bütün hastalarımla kendim görüşüp bilgilendirmeye çalışırım. Mutluluklarını ve üzüntülerini şahsen paylaşmak isterim. Yatan hastalarımı gördükten sonra klinikte veya eve dönünce akşam yemeğinden sonra katılmam gereken webinarlar, hazırlamam gereken konuşma veya akademik çalışmalar varsa onlarla ilgilenirim. Ve gün bitti…

Ben milli boks antrenörü ve oyuncuyum boks sporu ile ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isterim?

Boks sporunu gençliğimde izler ve takip etmeye çalışırdım. Çocukluğum Muhammed Alinin efsane olduğu yıllara denk geliyor. Sonraki yıllarda uzaklaştım. Belki de hikaye anlamında boksun arkasındaki o rüzgar azalmıştı. Artık takip edemiyorum. O yüzden de büyük konuşmak istemem ama yıllar içerisinde boksa bakış algısının da bozulduğunu düşünüyorum. Yakın çevremde ve toplumda şiddet içerikli görüldüğü için boksun spor olarak bile algılanamadığı düşüncesi çoğunlukta. Bu anlamda profesyonel sporcuların biraz daha farklı bir şeyler yapıp bu algıyı değiştirmeleri gerekli. Bence boks 70li yıllarda çok popüler olduğunda sadeleşerek tabana inebilme fırsatını kaçırdı. Son zamanlarda tnes amaçlı boks sporu ile ilgilenen gençlerde bir artış olduğunu gözlemliyorum. Bu ilgiyi doğru alana ve gerçek anlamına yönlendirecek bir yol bulunursa boks sporunun tekrar hak ettiği yere gelebileceğini düşünüyorum.

Sizin spor ve beslenme ile aranız nasıl?

Sporu çok seviyorum ama yeterli vakit bulamadığım için düzenli spor yapabildiğimi söyleyemem. Öte yandan iyi bir izleyiciyimdir 🙂 Çocukluğumda jimnastik ile başlayıp her fırsat bulduğumda futbol ve basketbol oynayarak büyümüş, yüzmeyi, kayak yapmayı çok seven bir kişi olarak hemen her spora yatkınlığım olduğunu düşünüyorum. Bir süre lisanslı olarak Aikido ile de uğraştım ve eğitimini aldım.
Aikido çok etkilendiğim ve hala felsefesini yaşadığım bir zihinsel aydınlanma. Fakat bu sporların hiçbirinde profesyonel olarak ilgilenemediğim için bir noktadan ileri geçemedim. Ara ara tnes ve
kardiyo yapıyorum. Ama onlar için bile yeterli zamanım olmuyor. Beslenmeye gelince, aynı durum onun için de geçerli. Fazla abartmadan daha fazla protein, daha az karbonhidrat içeren öğünler yapmaya çalışıyorum. Ama ara ara ipin ucu kaçmıyor değil 🙂

Hobileriniz neler? Yoğun meslek hayatınız dışında neler ile ilgilenirsiniz?

Spor yapmayı, spor müsabakalarını izlemeyi, kitap okumayı seviyorum. Bunların yanında, yabancı dil öğrenmek ve finansal okur yazarlığımı arttırmak adına sürekli yeni kaynaklar tarıyorum. Teknolojiyi takip etmeyi çok seviyorum.

Hayattan aldığınız en büyük ders nedir?

Sabırlı olmak. Babamın çok sık kullandığı bir atasözü vardı. “Kara gün kararıp kalmaz”. Yıllar içerisinde ne kadar haklı olduğunu defalarca yaşayarak deneyimledim. Artık eskisine göre çok daha fazla sabırlıyım ve bunun bana çok büyük kazanımlar sağladığını düşünüyorum.

Dünya insanlık zorlu bir sınavdan geçiyor, Bu süreç te siz neler deneyimlediniz?

Çok zor bir süreç yaşadık ve yaşıyoruz. İnsanoğlu sosyal ve ekonomik olarak çok zor zamanlar geçiriyor. Ama insanoğlunun diğer canlılardan en büyük farkı muazzam bir adaptasyon yeteceğine sahip olması. Her ne yaşayacaksak günün şartlarına uygun yaşam şekilleri bulacağımıza eminim. Öte yandan yaşadığımız ve sahip olduklarımızın kıymetini bilmemiz gerektiğini anladım. Yarının nasıl olacağını hiç bilmiyoruz.

Son olarak çocuk sahibi olmak isteyen bu konuda tedavi yöntemleri ile ilgilenen okurlarımıza neler söylemek istersiniz önerileriniz neler olur?

Çok şey söylemek isterim fakat özellikle iki konuda dikkatlerini çekmek istiyorum. Birincisi modern tıbba güvenip inanmaları. Olduk olmadık bitkisel tedavilere, inanç sömüren hacı hocalara bel bağlayarak zaman kaybetmek yerine bir kadın doğum uzmanı veya mümkünse kısırlık üzerine uzmanlaşmış bir uzmana başvurmalarını öneririm. İkincisi mesajım topluma. Lütfen insanların çocuk yapıp yapmama ve ne zaman yapacakları konusundaki kararlarını kendilerine bırakın. Çiftler üzerinde gereksiz baskı ve stres yaratmayın.
Milli boks antrenörü oyuncu Serkan TATAR ile Tüp Bebek Direktörü Prof. Dr. Murat Arslan Röportajı

Yorum ekle